Bir arkadaşın aldığı yatırımın yükseldiğini söylüyor. Kazandığı parayı duyunca sen de almak istiyorsun. Tam burada dur. Çünkü arkadaşının kazancı, senin bugün aynı fiyattan alabileceğin bir şey değil. Diyelim ki o, fiyat daha düşükken aldı. Sen ise yükseldikten sonra almayı düşünüyorsun. Aynı yatırımı seçseniz bile cebinizden çıkan para farklı. Fiyat biraz düşerse arkadaşın hâlâ kârda olabilir. Sen ise zarar görebilirsin. Başkasının kazancına bakıp kendi alış fiyatını unutmak, bu hatanın para kaybettiren kısmı. Buna kaçırma korkusu denir. İnsan, fırsatın elinden gittiğini hissedince acele eder. Markette indirim bittiği hâlde sırf başkası ucuza aldı diye ürüne koşmak gibi. Aradaki fark şu: Yatırımın fiyatı yükselmeye devam da edebilir, düşebilir de. Sırf yükseldi diye ne güvenli olduğu ne de mutlaka düşeceği söylenebilir. Peki kendini nasıl kontrol edersin? Almadan önce şu soruyu sor: Arkadaşımın kazancını hiç duymasaydım, bu yatırımı bugünkü fiyatından yine almak ister miydim? Sonra fiyatın ne kadar yükseldiğine bak. Neden almak istediğini kendine açıkça anlat. Fiyat düşerse ne yapacağını da önceden düşün. Bu sorulara cevabın yoksa kararını arkadaşının sevincine bırakmış olabilirsin. Birinin kazandığını duymak güzel. Ama onun sonucunu kendi geleceğin gibi görmek pahalıya patlayabilir. Onun ne zaman aldığı ayrı, senin bugün ne ödeyeceğin ayrı. Aklında kalsın: Başkasının kârı senin kazancın değil.