Bugün markette bin liraya aldığın ürünlerin üç ay sonra ne tutacağını kesin olarak bilemezsin. Fiyatlar değişebilir; üstelik her ürünün fiyatı aynı hızda değişmez. Bu belirsizlik, gelecek ayların alışveriş bütçesini planlamayı zorlaştırır. Yine de tek bir fiyat tahminine güvenmek zorunda değilsin. Aynı alışveriş için birkaç olası tutar hesaplamak daha kullanışlı olabilir. İlk adım, karşılaştırdığın sepeti sabit tutmak: Aynı ürünleri, aynı miktarlarda düşün. Yoksa toplam tutardaki farkın ne kadarının fiyat değişiminden, ne kadarının farklı ürün almaktan kaynaklandığını anlayamazsın. Bugünkü sepetin bin lira tuttuğunu varsayalım. Önümüzdeki dönem için sepetin yine bin lira, bin yüz lira ya da bin iki yüz lira tutabileceği üç örnek senaryo yazabilirsin. Bunlar gerçekleşeceği kesin rakamlar değil; bütçenin farklı tutarlara nasıl dayanacağını görmek için kullandığın varsayımlardır. Ardından her senaryoyu ayırabildiğin parayla karşılaştır. Alışveriş için gelecek ay da yalnızca bin liran varsa, ikinci senaryoda yüz, üçüncü senaryoda iki yüz liralık bir açık oluşur. Gelirinin artmasını bekliyorsan onu da hesaba katabilirsin; ancak henüz kesinleşmemiş bir artışı olmuş gibi yazmamak daha temkinlidir. Enflasyon beklentisi, fiyatların gelecekte nasıl değişebileceğine dair bir öngörüdür; kişisel harcamanın kesin hesabı değildir. Genel fiyat artışına ilişkin bir beklenti, senin sık aldığın ürünlerin fiyatlarıyla birebir örtüşmeyebilir. Bu yüzden kendi sepetine bakmak önemlidir. Bu yöntem geleceği söylemez. Asıl faydası, fiyatlar beklediğinden farklı çıktığında bütçende ne kadar hareket alanı olduğunu önceden görmektir. Böylece alışveriş için ayırdığın tutarı, diğer zorunlu giderlerini de dikkate alarak daha bilinçli değerlendirebilirsin.