Küçük bir fiyat hareketinden büyük para kazanma fikri çekici. Sorun şu: Kaldıraç kullanırken fiyatın yalnızca istediğin yöne gitme ihtimaline odaklanırsan, kendi paranla ilgili en önemli soruyu atlayabilirsin. Tersine giderse ne olacak? Kaldıraç, yatırdığın teminattan daha büyük bir pozisyon taşımanı sağlar. Bunu, cebindeki paranın yetmediği pahalı bir şeyi borçla almak gibi düşünebilirsin. O şeyin değeri yükselirse kazancın elindeki paraya göre büyük görünebilir. Değeri düşerse kaybın da aynı nedenle ağırlaşır. Yani kaldıraç, doğru tahmini ödüllendirmek için tasarlanmış sihirli bir araç değil; fiyat hareketinin paran üzerindeki etkisini büyüten bir yapıdır. Hırsın kararı bozduğu yer genellikle işlem açmadan öncedir. İnsan aklından olası kazancı geçirir, ama ters yöndeki hareketin teminatını ne kadar hızlı etkileyebileceğine bakmaz. Sonra fiyat düşmeye başladığında “Birazdan döner” diye düşünür. Oysa kullanılan ürüne ve işlem koşullarına göre teminat yetersiz kalırsa ek teminat gerekebilir veya pozisyon zorla kapatılabilir. Böyle bir durumda beklemek istemen, pozisyonu açık tutabileceğin anlamına gelmez. Bu yüzden kaldıraçlı bir işleme bakarken yalnızca hedeflediğin kazancı hesaplamak yetmez. Önce ne kadar teminat koyduğunu, fiyat tersine giderse olası kaybını ve teminatın hangi koşullarda yetersiz sayılacağını anlaman gerekir. Ürünün ücretleri ve zorunlu kapatma kuralları da kararının parçasıdır. Anlamadığın bir koşul varsa, hızlı kazanç isteği o boşluğu doldurmaz. Asıl mesele küçük fiyat hareketini yakalamak değil, o hareket tersine döndüğünde paranla ne olacağını bilmektir. Kaldıraç kazanç ihtimalinin yanında zarar riskini de büyütür. Hırsını değil, taşıyabileceğin riski ölçerek karar vermek gerekir.