Birkaç işlemin kârla sonuçlanması güzel hissettirir. Fakat işleminizin başarılı olması, yatırım yaptığınız şirketin bütün risklerini gördüğünüz anlamına gelmez. Gözden kaçması kolay risklerden biri, şirketin gelirinin büyük bölümünü tek bir pazardan elde etmesidir. Şöyle düşünün: Bir dükkânın müşterilerinin neredeyse tamamı aynı mahallede yaşıyor. Mahallede harcamalar azalırsa dükkânın satışları da bundan etkilenebilir. Şirketler için de benzer bir durum söz konusu. Gelirin önemli kısmı tek bir ülkeden veya bölgeden geliyorsa, oradaki talep değişimi şirketin sonuçlarına daha güçlü yansıyabilir. Bu, şirketin mutlaka zarar edeceği anlamına gelmez; yalnızca dikkate alınması gereken bir yoğunlaşma riskidir. Sosyal medyada paylaşılan kazanç ekranları bu konuda pek yardımcı olmaz. Ekranda bir işlemin sonucu görünür; şirketin hangi pazarlardan ne kadar gelir elde ettiği görünmez. Üstelik birkaç başarılı işlemden sonra kendinize daha çok güvenip yatırım tutarınızı artırabilirsiniz. O zaman daha önce fark etmediğiniz bir risk, paranızın daha büyük bir bölümünü ilgilendirmeye başlar. Gerçek yatırım ile kazanç ekranına bakmak arasındaki fark tam da burada ortaya çıkar: Sonucu görmek başka, o sonucun arkasındaki işi anlamak başka. Kontrol etmek için şirketin faaliyet raporundaki coğrafi gelir dağılımına bakabilirsiniz. Şirket bu bilgiyi yayımlıyorsa hangi ülkelerin veya bölgelerin satışlarda ağırlıklı olduğunu inceleyin. Yalnızca ülke sayısını görmekle yetinmeyin; gelirin nerede yoğunlaştığına odaklanın. Ayrıca şirketin raporlamasında coğrafi ayrımın nasıl tanımlandığını okuyun. Böylece tek pazara bağımlılık hakkında daha sağlam bir fikir edinirsiniz. Kısacası, kazanan işlem iyi bir sonuçtur; şirketi tanıdığınızın kanıtı değildir. Yatırım tutarınızı büyütmeden önce şirketin parasını nereden kazandığına bakmak, gözden kaçan riski fark etmenize yardımcı olabilir.