Pahalı bir araba görünce insanın aklına hemen başarı geliyor. Kendi araban olunca da aynı şeyi düşünebilirsin. Ama arabanın fiyatı, cebindeki parayı tek başına anlatmaz. Özellikle arabayı krediyle aldıysan görünmeyen bir taraf daha vardır: borcun. Şöyle düşün. Araba evin önünde durur. Herkes onu görür. Kredi taksiti ise her ay maaşından çıkar. Onu dışarıdan kimse görmez. Bu yüzden aynı hatayı yapmak kolaydır. İnsan görünen arabaya bakıp ödeme yükünü ikinci plana atabilir. Buradaki basit hesap şu: Sahip olduklarının değerinden borçlarını çıkar. Buna net varlık denir. Arabanın bir değeri vardır; bunu yok saymıyoruz. Ama üzerinde kredi borcu varsa yalnızca arabanın fiyatına bakmak eksik bir hesaptır. Üstelik arabanın değeri zamanla düşebilir. Kredi borcun ise ödeme yaptıkça azalır; bir anda ortadan kaybolmaz. Bir de aylık hayatın var. Taksitini ödedikten sonra kira, fatura, market ve beklenmedik masraflar için ne kalıyor? Birikim yapabiliyor musun? Taksit yüzünden sürekli kredi kartına yükleniyorsan arabanın pahalı olması seni rahatlatmaz. Tam tersine, aylık bütçeni sıkıştırabilir. Bu, araba alma demek değil. İhtiyacına uygun bir araba hayatını kolaylaştırabilir. Mesele, pahalı olanı sırf başarılı görünmek için seçmemek. Karar vermeden önce kalan kredi borcunu yaz. Aylık taksiti maaşınla ve zorunlu giderlerinle birlikte düşün. Sonra kendine sor: Bu ödemeden sonra cebimde ne kalıyor? Arabanın fiyatı görünen taraf. Gerçek tabloyu, borcunu çıkardıktan sonra kalan değer ve her ay elinde kalan para gösterir.