Yatırım yaparken en pahalı hatalardan biri, o paraya ne zaman ihtiyaç duyacağını düşünmeden piyasaya girmek. Fiyatın düşmesi tek başına seni satış yapmaya zorlamaz. Ama kira, fatura ya da kredi kartı ödemesi yaklaşıyorsa durum değişir. Para lazımdır. Elindeki yatırımı satman gerekir. Fiyat da o sırada düşükse zarar cebinden çıkar. Şöyle düşün: Banka hesabında kira için ayırdığın para var. Bu parayı, kısa sürede artar umuduyla fiyatı inip çıkan bir yatırıma koydun. Birkaç gün sonra kira günü geldi. Yatırımının fiyatı ise düştü. Kiranı ödemek için satarsan, fiyatın toparlanmasını bekleme imkânın yoktur. Buradaki sorun yalnızca yanlış zamanı seçmek değil. Ödeme için gerekli parayı riske atmaktır. Buna risk yönetimi denir. Kulağa büyük bir söz gibi geliyor ama temel soru basit: “Bu paraya ne zaman ihtiyacım olacak?” Cevap yakın bir tarihyse, o paranın değerinin o tarihte düşmüş olma ihtimalini ciddiye alman gerekir. Yatırımın uzun vadede ne yapacağını kimse kesin bilemez. Senin faturanın son ödeme tarihi ise bellidir. Bir de kendine şunu sor: “Bu para azalırsa günlük hayatım ne kadar etkilenir?” Kira gecikecekse, kart borcu ödenemeyecekse ya da temel masraflar aksayacaksa kaybı kaldırabilecek durumda değilsin demektir. Bu sorular yatırımın kâr edeceğini garanti etmez. Ama zorunlu bir ödeme yüzünden kötü bir anda satış yapma riskini görmeni sağlar. Piyasaya girmeden önce paranın hangi kısmının yakında lazım olacağını bir yere yaz. Sonra olası bir düşüşte ne kadar kaybı kaldırabileceğini düşün. Planın yoksa kararı sen değil, yaklaşan fatura verebilir.