Bir kez kazandın diye kendini yatırım ustası ilan etme. Rahatsız edici gerçek şu: Doğru zamanda denk gelmiş olabilirsin. Kazanmış olman güzel. Ama kazancın nasıl geldiğini bilmeden aynı karara daha çok para bağlamak, hesabındaki parayı gereksiz yere tehlikeye atabilir. Şöyle düşün. Maaşından kalan parayla bir yatırım yaptın ve fiyat yükseldi. Kendine “Ben bu işi çözdüm” dedin. Sonraki sefer birikiminin çok daha büyük kısmını aynı yere koydun. Ama fiyat bu kez düştü. İlk kazanç sana cesaret verdiği için kaybı kabullenmek zor geldi. Kaybettiğini geri almak amacıyla borç almayı bile düşündün. İşte zincir böyle kuruluyor. İlk sorun fiyatın düşmesi değil. Tek bir iyi sonucu yetenek kanıtı sayıp daha büyük bir risk almak. Borçla kaybı kapatmaya çalışırsan bir sorun daha eklersin: Borcun faizi. Yatırımın toparlanıp toparlanmayacağını bilemezsin, ama borcun ödeme günü gelir. Kredi kartıyla ya da krediyle alınan para da bedava değildir. Burada öğrenmen gereken kavram risk yönetimi. Günlük dille anlamı şu: Yanılırsan hayatını sarsmayacak kadar para kullanmak. Bir kararda yanılma ihtimalini baştan kabul etmek. Kira, fatura ve günlük ihtiyaçlar için gereken parayı tek bir yatırımın sonucuna bağlamamak. Kendini kontrol etmek için son kazandığın işleme bak. Neden aldığını o gün açıkça söyleyebiliyor muydun? İşler ters gitse ne yapacağını düşünmüş müydün? Yoksa sadece yükseldiği için mi girdin? Bu sorular şansı ve planı ayırmana yardım eder. Cevabın şanssa utanma. Asıl hata, şansı yetenek sanıp bir sonraki kararda bütün paranı ortaya koymak.